|
Coşkaralar Evi:
Tipik bir Eski Çankırı Evidir. Türk Evi'nin bütün özelliklerini
taşımaktadır. Merkez İlçe Mimar Sinan Mahallesi Nar Çıkmazı’nda bulunan
evin sokaktan görülmesi mümkün değildir. Büyük çatal avlu kapısı,
sokağın bitiş çizgisidir. Coşkaralar Evi uzun yıllar "Yaran Evi" olarak
kullanılmış ve birçok kişi de böyle tanımaktadır. Ev, özellikle ikinci
katta eski özelliklerini yitirmemiştir. Zamanla el değiştiren evde
birinci kat kısmen onarım geçirmiştir. Ancak döşeme ve tavanlar ile
dolaplar aynen durmaktadır.
Coşkaralar Evi'nin ilk
sahibi pastırma, sucuk ve çemen imalatçısı olup uzun süre bu sülalenin
oturduğu ev yakın zamanda el değiştirmiştir. Sokağın sonunda bulunan
avlu kapısının üstü alaturka kiremitle örtülüdür. Çatal kapı oldukça
yüksek ve geniştir. Bu kapıdan, yüksek duvarlar ile çevrili büyük bir
avluya geçilmektedir. İki metreyi
aşan
avlu duvarları kerpiçten yapılmış ve üzeri kiremitle örtülmüştür. Yaşlı
birkaç ağacın bulunduğu avluda bazı yan birimler yer almaktadır. Avlu
girişinin hemen solunda tahtadan yapılmış bir tuvalet, sağda ise eskiden
kümes hayvanlarının beslendiği anlaşılan baraka şeklinde bir depo
bulunmaktadır. Daha köşede de gelişigüzel yapılmış bir ocaklık göze
çarpmaktadır. Avlunun ortasında küçük bir havuz ve çeşme vardır.
Zamanında, ev
sahibinin işi sebebiyle evin zemini, diğer Çankırı Evlerine göre biraz
daha geniş ve yüksek yapılmıştır. Su basmanı kesme taştan, temel ise
normal taştan örülmüştür. Eskiden hayvan beslenen ve imalathane olarak
kullanılan zemin kat iki bölümden oluşmuştur. Büyük ve yuvarlak alınlı
çatal bir kapıdan girilmektedir. Girişin solundaki bölüm ahır olarak
planlanmıştır. Hayvanların bağlandığı ağaçtan konsollar bulunmaktadır.
Bu konsollar, aynı zamanda birinci katın taşıyıcılarıdır. Hemen
girişteki diğer bölümün tavanında ve konsollarında çengel şeklinde
büyük çiviler vardır. Bunlar, pastırma ve sucukları asmak için
kullanılmıştır. Bu kısmın aydınlatılması için iki küçük pencere
açılmıştır. Bugün yakacak deposu olarak kullanılmakta olup büyük bir
bölümü ise boş durumdadır.
Birinci kata avludan
tahta bir merdivenle çıkılmaktadır. Merdiven korkulukları oldukça sade
ve çam ağacından yapılmıştır. Merdiven girişi ve ortada bulunan sofanın
ön cephesi, sonradan pencerelerle kapatılmıştır. Birinci kat kışlık
olarak düşünülmüş olup ikinci kata nazaran daha basıktır. Odalar günlük
işlerde kullanılmak üzere planlanmış, üst kata göre daha az pencere
bırakılmıştır. Birinci odada ocaklık, her iki yanında yüklük denilen
dolaplar ile pencere önündeki sedir ana mekanla bütünleşmiştir. Tavanı
sade ve ahşaptır. Ocaklık alçıdan yapılmış ve süslemeye yer
verilmemiştir. Döşeme tahtadır.
Ahşap olan kısımlar
bütün odalarda yağlı boya ile boyanmıştır. Bu odanın karanlık tarafı
sonradan bölünerek mutfak haline getirilmiştir. Her iki katta da tuvalet
ve banyo bulunmaktadır. L şeklinde olan oturma odası, diğer odaya göre
daha büyüktür. Sadece tavanda süsleme yapılmıştır. Bu odada bulunan
sedirler haricindeki diğer ahşap kısımlar da boyanmıştır. Bu katta bir
de sandık odası bulunmakta olup penceresi yoktur. Sofanın ve ikinci
odanın önü ahşaptan yapılmış ve tahta korkuluklarla çevrilmiştir.
Evin yazlık bölümü
olan ikinci kata yine tahta bir merdivenle ön cepheden çıkılmaktadır.
Açık sofalı olan ikinci kat, birinci katın üzerine çıkma yapmaktadır.
Sofaya üç adet kapı açılmaktadır. Tamamen ahşap kullanılan bu katta ağaç
işçiliğinin güzel örnekleri sergilenmiştir. Pencereler geçmeli ve her
odada ikişer tanedir. Bu katta, sofaya girilince solda bulunan oda evin
başodasıdır. Odanın kapısı ağaç kakma tekniği ile yapılmış ve yine
ahşaptan bir alınlık konulmuştur. Oda kapısı küçük bir araya açılmakta
ve buradan odaya girilmektedir. Karşılıklı olarak ocaklıklar ve
kenarlarında yüklükler vardır. Her ikisi de alçıdan yapılan
ocaklıklardan birisi kapalıdır. Ocaklıkların her iki tarafında da
tereceler bulunmaktadır. Odayı çepeçevre saran sedirler tahtadan olup
zemin taş döşelidir. Sedirlerden biraz daha yüksek olan "Şahniş",
birinci katın üzerine çıkma (Cumba) yapmaktadır. Odanın tavanı göbekli
ve motifler kök boya ile boyanmıştır. Aynı şekilde şahnişin tavanı da
ince bir işçilikle bezenmiştir. Yüklüklerden bir tanesi gusülhane olarak
kullanılmıştır.
Sofaya açılan ikinci
oda kare şeklinde olup girişin hemen karşısında bir ocaklığı ve yüklüğü
vardır. Sofaya bakan pencerenin önüne ise sedir yapılmıştır. Ahşap olan
tavanında süslemeye yer verilmemiştir. Üçüncü oda diğerlerine nazaran
daha sadedir. Döşeme ve tavan ahşaptır. Herhangi bir süslemenin
bulunmadığı oda üç pencere ile aydınlatılmış ve pencerelerden birisi
önüne sedir yapılmıştır. Odada bulunan yüklüklerden birisi gusülhane
olarak düzenlemiştir.
Bugün için
kullanılmayan ikinci katta, bakımsızlıktan yer yer çürümelere ve
duvarlarında dökülmelere rastlanılmıştır.
Coşkaralar Evi ahşap
çatkı ve kerpiç dolgu olarak yapılmıştır. Duvarların yüzeyi alçı, kireç
ve toprak karışımı bir harç ile sıvanmıştır. Ahşap çatının üzeri
alaturka oluklu kiremit ile örtülmüştür. Üst katın açık sofasının üzeri
çatının bir devamı olarak kapatılmıştır. Tavanı ahşap olan sofanın
sokağa bakan tarafı tahtalarla kapatılmıştır. Sofanın en önemli özelliği
bir köşkünün bulunmasıdır.
Tavanı
süslemeli olan köşke sofadan bir basamakla çıkılmaktadır. Burası havadar
ve geniş bir manzaraya sahiptir. Sofanın ve köşkün açık bölümleri
korkuluklarla çevrilmiştir.
Evin üç tarafı
sağırdır. Güney cephesi avluya bakmaktadır. Tescil edilerek koruma
altına alınan evden diğer evlerin avlularını görmek mümkün değildir. 19.
yüzyıl başlarında yapıldığı tahmin edilen evin başodasında, Çankırı
insanının eğitim ve kültür hayatında çok önemli bir yeri olan Yaran
toplantılarının yapıldığı bilinmektedir.
Çankırı Evleri Sayfasına Geri Dön |